Her An Duam!

Yola yük olmam yol olur gelirim..

5/12/2009 · Kategori: ___

 

 

Leyla degilim dost, lakin cagirirsan çöllere gelirim.sana yalan halde gelmem, toplarim özümü yalın halde gelirim. Kapıyı caldigimda kim o dersen, ben olmam kapinda sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam yol olur gelirim..

Hz. Mevlana'dan yakin dostu Şems Hz.lerine

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Martıların Kanadında Uçur Beni/Turan Şengül

6/11/2009 ·



Kimbilir yıldızdır belki geceleri
Düştür akar nehirleri kimbilir
Kimbilir umuttur açar sözleri
Düştür akar nehirleri kimbilir 
 
 Martıların kanadında uçur beni
Denizlerin dalgasında aşır beni
Rüzgarlara bulutlara sar beni
Güneş kokan adalara sür beni

Kimbilir sessizdir belki denizleri
Uçurumdur dalar gider gözleri
Yalnızlıktır aça kır çicekleri
Umut beni, sevda beni, düş beni

Martıların kanadında uçur beni
Denizlerin dalgasında aşır beni
Rüzgarlara bulutlara sar beni
Güneş kokan adalara sür beni

Şiir:

Nice depremlerle sınandığımız bu yaralı Coğrafyada,
Atçı acıların ardı kesilmedi hiç
Yeni doğmuş çocuklarımıza, kimliksiz gözlerimizle baktık hep
Çünkü Yasak adlı isimlerdik...
Zeytin dalına tutunmuş çocuğun, bir hatırı olmalı
Suda ki balığın,
Annemin çorak topraklara dönmüş ellerinin
Her bahar yeniden yuva yapan kırlangıçların
Bir hatırı olmalı,
Yoksa yakarım bütün şarkıları

Gökkuşağı bakışlıydık geleceğe dahir
Bir bakıma şanslıydık,
Tarihin en amansız doğusunda
Bir acayip Afrikalıydık,
Bir acayip Asyalı,
Ermeni, Süryani, Kürt'tük
Düşten ibarettik...
Yaralıydık, yaslıydık, yasaklı
Biz Mezopotamyalıydık..

Yorum (3) Yorum yaz!

Şeytana Uydum Henna' ; Sana Aşk Kadar!

17/10/2009 ·

( ölümden önce beşiği aşk/la kertilene.. )

Korkuyorum henna’, sana değen kalem aşk kesilecek!

Konuşursa kelam, seni onlarda sevecek.

....

 Sana mı düş/tü henna , düşmek dile? Bir gül iken evvel, rayihanla neşveyledi kıyamet bile!
Sen ki başımın tacısın! Baş ki, önüne akmış boş bir tas, c/isminle muamma... Tepeden tırnağa aşk kesildim , sorma! Aşk ki , her başa ayrı bela. Bela da imtihandan gelmedir cana. Öyleyse dövelim mi iştiyakımızı dualayla? Bil ki aşk,  iki cami arası beynamaz , gözlerimizin farziyetini  mübah bilen! Ki aşk değil midir, sütten kesilmeden büyüyen sübyan. Eyvah , daha doğmadan yetimlikle mi imtihan olunacaktı yavrumuz henna'm. Bak, işte yağmur, ılık ağlamaklı gözleri aynı sen…  Sarıl/sana sırılsıklam! Ta tut bizi, ya bırakma! - ilk rüzgarla uğra - lütfen…
Buyur ...Yol senin ... Ölümden git  henna’, ardın sıra meyilliyim.
En çok kendime dürüstüm bilirsin, yalancınım işte . Özledim,  altını çiz! Adın  mahrem kılınmış madem, bu ‘na’ faslı nerden düştü hecenin sol yanına .  Kutsa , ömür helaldir sana. Tut, canım çıkar, tut can çık/ar,  bir can kaça çıkar ? Toplasak, çift dil yanığı bir yar ederdi ama, kan tutar beni henna’, tut , kanar!
Altı üstü hayat işte, bu nasıl keşişleme henna’?
Ölmek dediğin, ödünç bir soluğu iade değil de ne? Ve yaşamak; ölüme kaçamak, ölümcül kaçak! İblisin kitabetince karma, oysa asıl dersiz topsuz olan yaşanamamışlıkta… Neden bu kadar zor henna’, üç günü günün sahibine hibe? Künyede kul iken, ne bu kendimizi hiçlikten ziyade bilme. Seni senden ibaret bilme, senden ötede bir ben, benden öte bir bilen’i bil önce. Sonra gel, maksudumu dinle!

Dağıldık yine henna’ , topla hüznümü, ayrılık işkillenmesin!
Kilitli kapı... Sesim yetişmiyor paslı sürgüye , emredişlerimi pervasızca eşik altından aşırıyor aşk! Önce beni düş henna’, önce ben bir düş(üş)! Ve ahirinde sen, kaç yüz görümlüksün uykudan firari sızdığımız helum gecede? Ey gözleri gönül urbasında unutulmuş huri ziyneti, eğil biraz yamacıma,  - bitme diyorum sana.. dilime gömdüm seni.. sadece öl henna’- …
 Tutunduğum dalın hürmetine,  inzivada sabr soluyan bikrlerin sahibine , kuşları yuvalarında rızıklandırana  andolsun ki, içimde çıkarsız bir araf’sın henna’, O’ndan geri benden öte… Sen hangi kıssadan düştün hisseme, nar’ı bilir misin? Öyleyse aminle aşkı, geç benden henna’, aşka maşuku kurban eylemek için çok geç! İddetini bekliyor yalnızlık, nafakamı kesti vehleten. Senin yoksuluna dünya loş bir kuyu henna’, boş bir kuytu. Anneli ağlayışlarımdan geçeli yıl üstüne yol oldu.
Bana annem gibi bakma henna’, korkuyorum, sahibim hak koyacak araya!
Ey  son nefeste gözlerime işveli perde olan nefs billuru!
Ey mekruh ibadetin şaibeli ecri  !
Günde beş vakit çağırırken huzura Halîk , ne haddine ki her nefeste üç kez sesliyorsun kapına. Estağfurullah , kulluktan aciz olan  sana kul olmayı nasıl becersin? Hadi beni yar/at! Parçala şiltesini gözlerimin! Mumla değil henna’, parmaklarımı avucunla hırpala! Yap/boz , toplama benliğimin kimyasını. Seni sana kur, seni bende kuruntula. Ayıkla aşka çalan yanlarımı, kurtlandı yasak elma. Gözümü diktim henna’, yeter ki bekleyenim ol Arafat ta.

Seni sevecek kadar şeytana uydum! Şeytana uyma , s/al beni henna’…
 Ahh ne yanından tutsam adının , felahıma mai aşksın ! Sen , işraka doğ(rul)muş en katmerli günahsın! Bil ki, mesti hayranınım nar-ı ayazda! Yandım ve yandım! Ya sen henna’, ya ; illa sen! Ey şifa marazlı ahsen! Özlemek, çıldırmanın önsözü, en d/okunulası mahfî saifesiyse ölüm kitabetinin, ısla parmağını aşk/la, çevir ömrün dalını !  Böylesi iğfal ah ne arsızca! Oku beni hatmet , ruhuna bağışla ! Tozumu al, üfle cürmüme sesini  henna’..

Yaşamak için gerektin sen... Peki ya şimdi vuslatın gerdeğinde , ölüme peçe indirmekte neyin nesi henna’?
                                                                                                        ZÜLEYHA ÇAY
**Sadece bir kısmıdır, şiirin devamı
www.korpekalemler.com 

Yorum (1) Yorum yaz!

Rabbim..!

12/10/2009 ·





Rabbim..!Gönlüme ;gönlüne Sen'i düşüren birini iliştir.. Gönül işimi seninle derinleştir,fücceden gitmezsek bu mekandan gönle her daim Sen'i yerleştir..
                                                heranduam-göknur



Yorum (4) Yorum yaz!

Temiz Kalabalık ve C/an S/ıkıntısı...

25/9/2009 ·


  




Can ıkınıyor, pervasız vücud; meczup oldu Yar'e...

Git diyor bilinmez sarelerde edin dağıt taşları seni alanları kaile...

                                                                   heranduam-göknur








Yorum (1) Yorum yaz!

Derviş Ve Kabak

18/9/2009 ·



"Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam Kalenderîlik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir... Saç, sakal, bıyık, kaş… ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

- Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: “

Kabak aşağı, kabak yukarı…”

Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:

- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!..

                                                                   ALINTIDAN ALINTI

Yorum (3) Yorum yaz!

...

14/9/2009 ·


Al gider benden benliğim, doldur içime Sen'liğin
Bunda iken öldür beni, varıp anda ölmeyeyim
                                                                                       
                                                                           Yunus
                                                                                           Emre

Yorum (3) Yorum yaz!

Giderken!

3/9/2009 ·




giderken,

karanlık bırakmayı unutma gönlümün odalarını.

ağlarsam ışık gözlerimi yakacak,

biliyorsun…

 

ağzımda tuz tadıyla uyanıyorum,

 ağlıyorsun.

yüzünden süzüldükçe

ağzıma doluyor gözyaşların feryat figan.

yaşlarının tadına varıyorum,

yüzün yaşlandıkça,

ömrüm kısalıyor,

benimse ağzımda tuz tadı,

seninse ıslak yüzünde yaşlar.

ve suskunluk duyuluyor ötelerden,

içinden bir yerden.

sesin boğulacak konuşursan

konuşursam iyiliğinin darağacında boğulacak kötülüğüm.

 

ağzımdan gönlümün odalarına doluyor,

gözyaşların…

her yer ıslak, her yer karanlık…

seviniyorum,

gözlerin, yanmıyor hiç değilse….
                                                     Cemile Gözde

Yorum (2) Yorum yaz!

Ey çocukluğumun saf aşkı Ramazan..

28/8/2009 · Kategori: ___


Ilgıt ılgıt hasret rüzgarları esen pencerem artık vuslat çiçekleriyle dolu.
Senin sevdanı yüreğimizde taşımak, bizim içim can yeleği demekti.
Ne olursun bizi yalnız bırakıp gitme ey çocukluğumun saf aşkı Ramazan
Ne olursun tut beni bu manevi iklim sarhoşluğunda.

                                                                  
İsmail okutan

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

« Önceki ::