Martıların Kanadında Uçur Beni/Turan Şengül
6/11/2009 ·
Şeytana Uydum Henna' ; Sana Aşk Kadar!
17/10/2009 ·
( ölümden önce beşiği aşk/la kertilene.. )
Korkuyorum henna’, sana değen kalem aşk kesilecek!
Konuşursa kelam, seni onlarda sevecek.
....
Sana mı düş/tü henna , düşmek dile? Bir gül iken evvel, rayihanla neşveyledi kıyamet bile!
Sen ki başımın tacısın! Baş ki, önüne akmış boş bir tas, c/isminle muamma... Tepeden tırnağa aşk kesildim , sorma! Aşk ki , her başa ayrı bela. Bela da imtihandan gelmedir cana. Öyleyse dövelim mi iştiyakımızı dualayla? Bil ki aşk, iki cami arası beynamaz , gözlerimizin farziyetini mübah bilen! Ki aşk değil midir, sütten kesilmeden büyüyen sübyan. Eyvah , daha doğmadan yetimlikle mi imtihan olunacaktı yavrumuz henna'm. Bak, işte yağmur, ılık ağlamaklı gözleri aynı sen… Sarıl/sana sırılsıklam! Ta tut bizi, ya bırakma! - ilk rüzgarla uğra - lütfen…
Buyur ...Yol senin ... Ölümden git henna’, ardın sıra meyilliyim.
En çok kendime dürüstüm bilirsin, yalancınım işte . Özledim, altını çiz! Adın mahrem kılınmış madem, bu ‘na’ faslı nerden düştü hecenin sol yanına . Kutsa , ömür helaldir sana. Tut, canım çıkar, tut can çık/ar, bir can kaça çıkar ? Toplasak, çift dil yanığı bir yar ederdi ama, kan tutar beni henna’, tut , kanar!
Altı üstü hayat işte, bu nasıl keşişleme henna’?
Ölmek dediğin, ödünç bir soluğu iade değil de ne? Ve yaşamak; ölüme kaçamak, ölümcül kaçak! İblisin kitabetince karma, oysa asıl dersiz topsuz olan yaşanamamışlıkta… Neden bu kadar zor henna’, üç günü günün sahibine hibe? Künyede kul iken, ne bu kendimizi hiçlikten ziyade bilme. Seni senden ibaret bilme, senden ötede bir ben, benden öte bir bilen’i bil önce. Sonra gel, maksudumu dinle!
Dağıldık yine henna’ , topla hüznümü, ayrılık işkillenmesin!
Kilitli kapı... Sesim yetişmiyor paslı sürgüye , emredişlerimi pervasızca eşik altından aşırıyor aşk! Önce beni düş henna’, önce ben bir düş(üş)! Ve ahirinde sen, kaç yüz görümlüksün uykudan firari sızdığımız helum gecede? Ey gözleri gönül urbasında unutulmuş huri ziyneti, eğil biraz yamacıma, - bitme diyorum sana.. dilime gömdüm seni.. sadece öl henna’- …
Tutunduğum dalın hürmetine, inzivada sabr soluyan bikrlerin sahibine , kuşları yuvalarında rızıklandırana andolsun ki, içimde çıkarsız bir araf’sın henna’, O’ndan geri benden öte… Sen hangi kıssadan düştün hisseme, nar’ı bilir misin? Öyleyse aminle aşkı, geç benden henna’, aşka maşuku kurban eylemek için çok geç! İddetini bekliyor yalnızlık, nafakamı kesti vehleten. Senin yoksuluna dünya loş bir kuyu henna’, boş bir kuytu. Anneli ağlayışlarımdan geçeli yıl üstüne yol oldu.
Bana annem gibi bakma henna’, korkuyorum, sahibim hak koyacak araya!
Ey son nefeste gözlerime işveli perde olan nefs billuru!
Ey mekruh ibadetin şaibeli ecri !
Günde beş vakit çağırırken huzura Halîk , ne haddine ki her nefeste üç kez sesliyorsun kapına. Estağfurullah , kulluktan aciz olan sana kul olmayı nasıl becersin? Hadi beni yar/at! Parçala şiltesini gözlerimin! Mumla değil henna’, parmaklarımı avucunla hırpala! Yap/boz , toplama benliğimin kimyasını. Seni sana kur, seni bende kuruntula. Ayıkla aşka çalan yanlarımı, kurtlandı yasak elma. Gözümü diktim henna’, yeter ki bekleyenim ol Arafat ta.
Seni sevecek kadar şeytana uydum! Şeytana uyma , s/al beni henna’…
Ahh ne yanından tutsam adının , felahıma mai aşksın ! Sen , işraka doğ(rul)muş en katmerli günahsın! Bil ki, mesti hayranınım nar-ı ayazda! Yandım ve yandım! Ya sen henna’, ya ; illa sen! Ey şifa marazlı ahsen! Özlemek, çıldırmanın önsözü, en d/okunulası mahfî saifesiyse ölüm kitabetinin, ısla parmağını aşk/la, çevir ömrün dalını ! Böylesi iğfal ah ne arsızca! Oku beni hatmet , ruhuna bağışla ! Tozumu al, üfle cürmüme sesini henna’..
Yaşamak için gerektin sen... Peki ya şimdi vuslatın gerdeğinde , ölüme peçe indirmekte neyin nesi henna’?
ZÜLEYHA ÇAY
**Sadece bir kısmıdır, şiirin devamı www.korpekalemler.com
Rabbim..!
12/10/2009 ·

Rabbim..!Gönlüme ;gönlüne Sen'i düşüren birini iliştir.. Gönül işimi seninle derinleştir,fücceden gitmezsek bu mekandan gönle her daim Sen'i yerleştir..
heranduam-göknur
Temiz Kalabalık ve C/an S/ıkıntısı...
25/9/2009 ·
Can ıkınıyor, pervasız vücud; meczup oldu Yar'e...
Git diyor bilinmez sarelerde edin dağıt taşları seni alanları kaile...
heranduam-göknur
Derviş Ve Kabak
18/9/2009 ·
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: “
Kabak aşağı, kabak yukarı…”
Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!..
ALINTIDAN ALINTI
...
14/9/2009 ·

Al gider benden benliğim, doldur içime Sen'liğin
Bunda iken öldür beni, varıp anda ölmeyeyim
Yunus
Emre
Giderken!
3/9/2009 ·
karanlık bırakmayı unutma gönlümün odalarını. ağlarsam ışık gözlerimi yakacak, biliyorsun… ağzımda tuz tadıyla uyanıyorum, ağlıyorsun. yüzünden süzüldükçe ağzıma doluyor gözyaşların feryat figan. yaşlarının tadına varıyorum, yüzün yaşlandıkça, ömrüm kısalıyor, benimse ağzımda tuz tadı, seninse ıslak yüzünde yaşlar. ve suskunluk duyuluyor ötelerden, içinden bir yerden. sesin boğulacak konuşursan konuşursam iyiliğinin darağacında boğulacak kötülüğüm. ağzımdan gönlümün odalarına doluyor, gözyaşların… her yer ıslak, her yer karanlık… seviniyorum, gözlerin, yanmıyor hiç değilse….
Cemile Gözde
Ey çocukluğumun saf aşkı Ramazan..
28/8/2009 · Kategori: ___

Ilgıt ılgıt hasret rüzgarları esen pencerem artık vuslat çiçekleriyle dolu.
Senin sevdanı yüreğimizde taşımak, bizim içim can yeleği demekti.
Ne olursun bizi yalnız bırakıp gitme ey çocukluğumun saf aşkı Ramazan
Ne olursun tut beni bu manevi iklim sarhoşluğunda.
İsmail okutan
...
28/8/2009 ·
« Önceki ::
Son Yazılarım
- Martıların Kanadında Uçur Beni/Turan Şengül
- Şeytana Uydum Henna' ; Sana Aşk Kadar!
- Rabbim..!
- Temiz Kalabalık ve C/an S/ıkıntısı...
- Derviş Ve Kabak
- ...
- Giderken!
- Ey çocukluğumun saf aşkı Ramazan..
- ...
- Elli üç elli dört elli beş..
- BEN CUMA NAMAZINI EVDE KILARIM../Nuh Gönültaş
- Ah şu eller..
- Sen Hiç Aynaya Baktın mı Ayşe!
- Bizi Böyle Bekleyen Kim?
- Bir katre meniden halk eden Hallak
Kategorilerim
Arkadaşlarım
- birdirbir
- ahmet oğuzcan
- vaktivisal
- gulumcan
- ehlidost
- tefani
- kalpsevmektenyorulmaz
- ibrahim COŞAR
- askinadilenciyim
- ilknurgultepe
- agyar
- millipark
- yasar ceylan
- dutturuleyla
- duapenceresi
- uyanangenclik
- acizgonul
- yusufzar
- semanurgultepe
- marifetatolyesi
- insibag
- bitkidunyam
- selvaebru
- bolahenkk
- gunesimle
- herdaimumit
Bağlantılarım
- nurtube
- zaman
- burcfm
- sızıntı
- herkul
- fgülen
- semazen
- edep dairesi
- risalei nur
- külliyat arama motoru
- ahmet şahin
- gebzeden gazzeye
- nur forum
- körpe kalemler
- türk okulları
- sayha dergi



